_________________________________________________________________________________________________________________________

__________________________________________________________________________________________________________________________

2 Nisan 2012 Pazartesi

Sahnelenemeyen Oyun


Biran nefessiz kaldı kadın.Hayatında hiçbir zaman,hiçbir gün böyle bir şey yaşamamıştı. Midesinde korkunç bir yanma,kalbinin tam orta yerinde tonlarca büyüklüğünde bir yük…

Zor zoruna nefes almaya çalışıyor ve neler olduğunu anımsamak istiyordu.Ama başaramıyor her geçen saniye acısı biraz daha artıyordu.Birkaç saniyeliğine hayat durmuştu sanki sadece kendisi ve çektiği acı vardı hayatta.

Sonra önünde duran bardaktan birkaç yudum su içerek nefes alışını kolaylaştırmaya çalıştı. Hayat tekrar devam ediyorken neler olup bittiğini hatırlamalıydı.

Birkaç saniyeliğine gözlerini yumdu.Gördüğü yüz hiçte yabancı değildi ona.Ama bir fark vardı ortada; o yüz artık eskisi gibi gülümsemiyordu.Gözlerinde her zamanki ışık yoktu.Baktığı anda o gözlere kadının içini ısıtan o ışık kaybolmuştu.

Kadının canı yanıyor ve nefes alamıyordu hala.Tüm bunların sebebi birkaç dakika önce yaşadıkları,duydukları,gördükleri ve anlattıklarıydı.

Kadının gözlerinden iki ufak yaş süzülüverdi yanaklarına.O yaşlar bile anlamıştı kadının içindeki sıkıntıları.Yaşlar bile akmak istemiyordu artık,yerlerini kan damlacıklarına bırakıyorlardı.Kadının gözlerinde atık sadece kanlar süzülüyordu.

Hayatı boyunca hiç duymadığı bir acıyla boğuşurken gözyaşları bile terk etmişti onu.Onlar bile bu duruma daha fazla dayanamamışlar ve kuruyarak yerlerini kan damlacıklarına bırakmışlardı.

Kadın silkelenerek kendine gelmek istedi.Ama işte yine aynı yüz,aynı bakışlar,aynı ifade… Tam karşısındaydı işte.Kadın ‘Ben bu haldeysem ya o…’ diye düşündü.Ya o ne haldeydi?

Çok sevmişti kadını,canından bile çok…Beklide kadın öyle sandı.Ama ne olursa olsun yaşanan en güzel masaldı.Acı verse de,acıtsa da kadının canını sık sık; yaşadığı en güzel masaldı.

Kadın daha perde bile açılmadan ‘Sahne boşalsın!’ demişti.Oysa henüz sergilenmemişti oyun. Sonunu tahmin edemezdi, ama ne olursa olsun sonunun kötü olacağına inandı hep.Ne yaşanırsa yaşansın sonu mutsuz bitecekti kadın için.O yüzden izlemeyi bir an bile düşünmedi bu oyunu.

Kendi için değildi elbet bu tutumu.Ne olursa olsun kendisi sadece bir seyirci olarak kalacaktı bu oyunda.Ama oyuncular yorulacaktı.Gönlü elvermezdi bu duruma.

Bitmişti işte…Her şey bitmişti.Bu oyunda henüz başlamadan, daha perde bile açılmadan bitmişti.Acıyacaktı bir süre elbet canı,gitmeyecekti adamın görüntüsü gözünün önünden.Ama alışacaktı,alışmalıydı.Hayat devam ediyordu işte.Yaşamalıydı…

12/01/2009

1 Nisan 2012 Pazar

Film ≈ İçimdeki Yangın ! / incendies

Sizce bir insanın başına gelebilecek en kötü şey nedir?


Bu soruya ne cevap vermiş olursanız olun, yanılıyorsunuz..!


Bu filmi izleyeli bayaa zaman oldu. Sanırım vizyona girdikten bir kaç ay sonra falan izlemiştim.
Film bitti ve ilk tepkim "yok artık!" oldu. Kendime geldiğimde fark ettim ki gözyaşlarım sel olmuş.. :'(   Ağlamamak için zorlamayın kendinizi, bırakın akıp gitsin gözyaşlarınız.
"Yok ben öyle ağır filmlere gelemem, konusu çok karamsar.." falan filan demeyin; izlemezseniz çok şey kaybetmiş olursunuz bence.. Evet, kabul ediyorum; film çok ağır bir dram ama bu türden hoşlanmasanız da etkileneceğinizden eminim.
Film hakkında öyle uzun uzun bilgi vermek istemiyorum; sadece bir kaç fotoğraf ve film içeriği...






Vizyon tarihi: 29 Nisan 2011 
Ülke :  Kanada 
Tür: 
Dram
Süre: 130 dk
Yapım yılı: 2010

Özet: Polytechnique'le dikkatleri üzerine çeken yönetmen Denis Villeneuve, bu sefer yazar Wajdi Mouawad'ın bol ödüllü tiyatro oyunundan sinemaya taşıdığı trajik bir hikâye ile karşımızda.

Aile dostları olan bir avukatın çağrısı üzerine annelerinin ölümünün ardından kendilerine yazılmış bir mektupla karşılaşan ikiz kardeşler Jeanne ve Simon, ölen annelerinin son arzusunu yerine getirmek amacıyla Lübnan'a doğru yola çıkarlar. Simon ilk başta isteksiz davransa da bir süre sonra o da kardeşi Jeanne'e katılır... Aradan geçen yıllar, ailenin tarihini karmaşık bir hale getirmişse de, çocuklar bu serüvenin izlerini sürmeye kararlıdırlar.

Fakat gün geçtikçe daha fazla deştikleri geçmiş, kardeşleri yürek burkan gerçeklerle yüz yüze getirecektir. Orta Doğu'daki iç savaşın en karanlık dönemine ışık tutan İçimdeki Yangın, En İyi Yabancı Film Oscarı'na da aday gösterilmişti.


İYİ SEYİRLER..

MAKYAJ FIRÇASI :)



Fırçalar makyajı kolay uygulanabilir hale getirmek için yapılmıştır. Yanlış fırça ile hayatı kendinize zorlaştırmayın. :)
İster lif dokudan, ister sentetik ve naylon türevi, ister doğal kıllardan üretilmiş olsun her fırça farklı bir işe yarasın diye tasarlanmıştır.
Profesyonel makyajcılar, iyi ürün kadar doğru fırça seçmenin de ne kadar önemli olduğunu söylüyorlar…
Temel makyaj fırçalarını tanıyalım:

1. Kapatıcı sürmek için fırça
Yüzdeki kıvrımların, burun kenarları, çene altları, göz pınarları, kaş kenarları gibi ulaşılması zor girinti çıkıntılarına ulaşma imkânı verir. Aynı zamanda bu tarz kılları olan bir fırçayla, yüzdeki küçük bir bölgeye kapatıcı da uygulayabilirsiniz. Sivilce ve lekelerin üzerlerine kapatıcı, kırmızı damarları örtmek için (baz)taban uygulamasına yarar ince işleri tende düzenlemek için kullanılır.
2. Allık fırçası
Geniş, yuvarlak bitişli ve meyilli kesilmiş tüyleriyle, tam gereken miktarda allığı elmacık kemikleri üzerine bırakmak için bu şekil verilmiştir. Çıkıntılı yüzeye “eşit” miktarda toz allık ancak bu şekilde tasarlanmış bir fırçayla yayılabilir. Yassı, küt sert kıllı bir fırçayla allığı lekeler yaparak sürersiniz! 
3. Kaş tarama fırçası
Bu diş fırçasına benzeyen fırça sayesinde, iyi taranmış ve kılları hizaya sokulmuş net kaşlara sahip oluruz. Bu da çok net bir bakışın ilk şartıdır. 
4. Gölge yapmak için far fırçası
Bir tutam yumuşak ince tüylerden oluşan, ucu da yuvarlakça kesilmiş tüylerden oluşan bu tarz fırçalar, göz kapağına yayacağınız farı tam gerektiği kadar almak üzere yapılmıştır. Fırçayı farın üzerine çok hafif hareketle dokundurun, yeterli miktarı tüyleri arasında alır.İki ayrı renk farın birbirine karışması gereken hatların üzerinde, “süpürme” hareketini bu fırçayı kullanarak yapabilir, iki rengi birbirine yumuşak bir geçişle yedirebilirsiniz.
5. Eye liner fırçası
Mükemmel bir çizgi çekmenin en doğru yolu bu ince yassı ve yarı yumuşak kıllardan oluşan fırçayı kullanmaktır. Kalem gibi çizgi bırakır ama kalemden daha yumuşak, daha doğal bir hat verir. İster kuru, ister ıslatarak kullanabilirsiniz. Islak kullanılan farlar kirpik dibinde daha koyu ve kalıcı bir hat yapacaktır. Bu fırçayla, ıslatarak kirpik dibini belirleyebilirsiniz. Islatılmış farlar, likit eyeliner kadar sert bir hat yapmaz. Daha buğulu göz çerçeveleri yapmak için kalem gibi kullanılan bir tekniktir… Günlük makyajda akıllıca, çok kullanışlı bir doğal uygulama yapmanıza izin verir. Hele hele kalem çekmekte zorlananlar ve zigzag yapanlar için can simidi bir fırçadır.
6. Fondöten uygulama fırçası
Yüz üzerinde her yerde eşit yayılmış bir fondöten için ideal fırça şekli budur. Yassı, geniş, ucuna doğru kıllar inceltilmiş ve deri üzerinde yumuşakça kayması için tasarlanmıştır. Kılları çok sık ve ince olduğundan ipeksi bir dokunuşla fondöteni yaymanıza yardımcı olur. Hafifçe sivrilen uç kısmı girinti çıkıntıları da boyamanıza izin verir. Krem, pat ve likit fondötenleri bununla sürmelisiniz. Evet, fondöten süngerle de sürülüyor ama bunu deneyin, bakın farkı nasıl gözünüzle göreceksiniz! Süngerle fondöten sürerken yüzeyde oluşan mini çizgiler fırçayla asla olmaz.
7. Toz pudra uygulama fırçası
Pofuduk ve yumuşak duruşuyla kadınların en sevdiği fırça olduğu için, yanlış da olsa allık uygulamasında bunu kullanan çok kadın vardır. 2 Numaradaki fırçayla bunu karşılaştırın… İki numaradaki Allık fırçasının daha kısa kıllı, “ucunun” tam elmacık kemiğinin genişliğini kavrayacak kadar yuvarlatılmış olduğunu göreceksiniz. Toz pudra fırçasının tüyleri daha uzundur, daha seyrektir ve çok hafif bir hareketle yüze toz pudra yayması için seyrek kıllı tasarlanmıştır. Eğer toz pudra fırçasını “allık fırçası” gibi kullanmak isterseniz ne olur? Yanaklarınıza orantısız koyuluklar yaparsınız! Çünkü ucu tıraşlanırken yanak için değil, yüzün geniş yüzeyine uygulama yapmak için şekillendirilmiştir.
8. Göz kapağı-far fırçası
Tombul yumuşak kılları, seyrekçe toplanmış bir demet halindeki bu fırçayla, tüm göz kapağına geniş uygulamalar yapabilirsiniz. Göz kapağına baz uygulamak için idealdir. Tek renk far sürüp,  bir maskarayla tamamlayıp, dışarı koşarak çıkan hanımların baş elemanı olmaya aday bir fırça.
9. Ruj uygulama fırçası
İğ biçiminde, sert kıllardan ama ucu hafifçe sivriltilerek yapılmış bu fırça ruju dudağa hem daha net bir hatla uygulamak, hem de rujun dudak çizgilerinin arasında fazla birikinti yapmasını önlemek amacıyla tasarlanmıştır.Fırçayla ruj uygulandığında engin daha doğal bir duruşu olmasının sebebi budur. Kesin hat ve gerektiği kadar ürün uygulanması için fırça yardımı şart. Çünkü biz kadınlar, ruj sürerken dudak üzerinde bir kaç kez sticki gezdirmeye meyilliyiz ve bu da kalın ve sevimsiz bir tabaka oluşturur. Ruju fırçayla sürerken, önceden çekilmiş dudak kalemini hattını da yumuşatmış, daha doğal bir görünüm elde etmiş oluruz…
10. Far renklerini harmanlama fırçası
Açık ve koyu renkleri farların birbirlerine yumuşakça geçiş yapması için süpürme hareketi yaparak kullanılır.

Umarım faydalı olmuştur..
Makyajlı günler..

Bunlara da bir bakın :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...